Bir gezginin gözüyle Toronto…

0

Bu yazıyı Soma faciası haberini aldıktan sonra Toronto’dan yazıyorum. 15 günlüğüne Kanada’dayım…

IMG_7655 IMG_1984

İnsan uzaklarda olunca kendi ülkesine daha tarafsız bakabiliyor. Ne zaman vatanımı düşünsem içim acıyor. Biz bu cennet ülkemizi çekilmez hale getirmek için elbirliği ile ne kadar çok çalışmışız!..

Toronto’da tarihi yapılar hep öne çıkarılmış. Eski ile yeni iç içe. Yeni eskiyi bozmamış aksine tamamlamış. Bütün bunları örneğin Distillery Districh veya The Beach’ı gezerken görüyorsunuz, yaşıyorsunuz.

Yolda yürüyorsunuz, metroya, otobüse biniyorsunuz etrafta her çeşit her renk insan var. Hepsi güler yüzlü, kibar, başkalarının neler yaptıklarıyla ilgilenmiyorlar. Hiçbiri gözünü size dikerek süzmüyor. Kuyruklarda acele etmiyor, itiş kakış yok. Biri size yanlışlıkla değecek olsa hemen özür diliyor. Gördüğüm bir İtalyan restoranı hariç sesini yükselten, bağıra çağıra konuşan yok. İnsanlar barut fıçısı değil. Restoranda hizmet eden garson, dükkandaki satıcı, otoparktaki yol gösteren görevli, herkes nazik ve güler yüzlü. İstediğiniz dükkana girip her şeye bakabiliyor, hiçbir şey almadan çıkabiliyorsunuz. Siz yardım istemeden hiç bir satıcı yanınıza gelmiyor, sizi sık boğaz etmiyor. Caddeler geniş, sokaklar tertemiz, Yağmur yağınca sokaklar kupkuru. Evlerin bahçeleri bakımlı, çiçek ve ağaçlarla dolu.

Mevsim ilkyaz, Toronto’nun yeşili insanı sarhoş ediyor. Ah istanbul, seni ne kadar özledim…

IMG_1753 IMG_1781IMG_7627 IMG_1895 IMG_8431IMG_1760

 

Paylaş.

Yazar Hakkında

Edebiyat Öğretmeni

Bir Yorum Yazın