Güney Doğu’da Mardin Midyat gezimiz

1

Üzerinde yaşadığımız ülkemizi Anadolumuzu ne kadar tanıyoruz? Sadece yaz aylarında Ege  ve Akdeniz, deniz tatili özelliğinden dolayı çokça tercih ve ziyaret edilirken Doğu ve Güneydoğu Anadolu, gezip görmek tanımaya çalışmak pek tercih edilmiyor. Ama güzel ve sevindirici olan son yıllarda turizm şirketlerinin bu bölgelere turlar düzenlemesi, insanımızın bu bölgelere tanımak için gruplar halinde yönlenmesini sağlıyor. Ve binlerce yıl öncesinin yaşamlarını, gün yüzüne çıkarılmış halini, okullarda tarih derslerinde  okuduğumuz  Mezopotamya topraklarında  yaşayan Sümerleri Asurluları, Zeus’u Apollon’uEros’u bizlerle buluşturuyor.  Ve her şeyden önemlisi de günümüz yaşantısıyla Anadolu’nun geçmişini genç neslin tanımasına yardımcı oluyor. İşte biz de hep içimizde yaşadığımız bu doğu/güneydoğu Anadolu sevgimizi kuzenim Ayşegül ile gerçekleştirdiğimiz  Güney Doğu Anadolu bölgesi turunu, herkese rehberlik yapmak, belki özendirmek, gidecek olanlara yol haritası olmasını sağlamak için bu çalışmayı hazırladım.. Bu bayram belki de programınızı bu bölgemize yaparsınız…

MARDİN:

GAP gezimize Mardin’i tanımakla başlamak istiyorum. Mardin muhteşem bir yer. İnsanın başını döndüren,bir gidenin bir kez daha görmek istediği bir şehir. 2 Mardin var. Biri eski Mardin, diğeri yeni evlerin yapıldığı yeni Mardin. Bizim gezimiz Eski Mardin’e.

“Geceleri gerdanlık gündüzleri mezarlık” Mardin için söylenmiş.

Geceleri ışık yanınca karşıdan bakıldığında adeta gerdanlık gibi olan Mardin gündüz de bir taş yığını şeklinde görülüyor. Türkiye’nin en kurak topraklarının burada olduğu söyleniyor…

image2 image3image4

Mardin’de evlerin arası çok dar… Evler şaşalı olsun diye  sokakları dar yapılmış. Çöpleri toplamak için eşekleri kullanmışlar. Kadrolu eşekler var   deniyor. Arabalar sokak içlerine giremiyor. Evler birbirinin önünükapatmıyor. L , ters L , U biçiminde evler var. Evler teraslı, girişler taç biçiminde süslü yapılmış. Odalar çıkıntılı yapılmış. Evde kaç kişiyse o kadar çıkıntılı oluyormuş. Dar sokaklarda evler karşılıklı olarak cumbalı yapılıyor. Böylece sokağın üstü kapanıyor. Sokak geçit şeklinde oluyor.olur. Buna da Abbara deniyor.  Mardin evlerinde Pakistan mimarisinin hakim olduğu söyleniyor. Mardin evlerinin UNESCO tarafından koruma altına alınması isteniyor. Evlerin kapılarında 2 tokmak bulunuyor. Biri gelen misafir erkek ise , diğeri kadın ise… Ona göre çalınıyor ki evin kapısını da ona göre erkek veya kadın açsın…

Mardin mutfağı deyince:

Peksimet buradan çıkmış.Etleri baharatsız…Kaburgası meşhur..içli köftesi yuvarlak sadece haşlama olarak yapılıyor. İşkembe dolması… sembu sek çiğ börek gibi… tadı lahmacuna benziyor…

Mardin’de de Süryaniler çoğunlukta. Süryanilerinin kökeninin Asurlulardan geldiği söylenir. Sonrasında halk Hıristiyanlığı seçmiştir. İlk İncil onların zamanında, onların dilinde yazılmıştır; Aramca olarak… 80′den sonra Süryanice yasaklanınca  buradan göçmüş çoğunluğu. Ancak günümüzde de hayli dönen olmaya başlamış.

 DEYRÜLZAFARAN MANASTIRI: 

Deyrülzafaran Manastırı ,640 yıl boyunca Patrikliğin merkezi olmuş..  Manastırda 40 kişi yaşıyor. 2 ruhani lider bulunuyor. İbadet yeri olarak kullanılıyor. 30 kadar öğrenci var. Öğrenciler  yurt şeklinde kullanıyorlar veya Süryanice öğrenmek için geliyorlar. İbadet günleri çarşamba, cuma , pazar. İbadet saatleri: 6:30 – 12:00 – 17:00 Yere dizleriyle  çömelip ellerini açarak ibadet ediyorlar.

image5image6

Papaz tarafından ayin yapılan yer.. yanlarda da koro oluyor.

Meryem Ana ibadeti.. Yılda 1 kez yapılıyor 12 Ağustos’ta.Tahta ibadethane, hiç bir çivi kullanılmadan tahtaların birbirine geçirilmesiyle yapılmış.

image7 image8 image9

Vaftiz kuyusu. Yuvarlak bir taşın yuvarlanarak getirilmesi ve içinin oyulmasıyla yapılmış. Sonra modern vaftiz taşı..

Bir kişi Manastırın maketini 1.000 adet kibritten 3.000 günde yapmış..ve manastıra bağışlamış…

image10 image11

KASIMIYE MEDRESESİ:

Kasımiye Manastırı, Artuklular zamanında başlayıp Akkoyunlular zamanında bitirilmiş. Kasım Bey tarafından bitirildiğinden dolayı onun adı verilmiş.

image12 image13

Kapının girişinde Allah yazısı ve altındaki kabartma kubbelerde  4 meleğin simgelenmesi işlenmiş. Medrese halen ibadete açık. İlginç bir mimari sistemi var. Hoca içeride vaaz verirken öğrenciler odada bulunmuyor. Ses karşısındaki duvara vurup dışarıdaki öğrencilere ulaşıyor.  Sesin vurduğu duvarda da bir oyuntu oluyor.  Sonra öğrencilerin odalarının bulunduğu avlu: Medrese şeklinde yapılan  odalarda içeride ne ders olduğu üzerindeki işaretlerle anlatılmış. Yılan işaret olan odada Tıp dersi oluyor.

image16 image17

Oluktan akan su ve suyun toplandığı alan  ve 2 kanalla birbirine bağlanan havuz. “Sizce ne anlama geliyor?” diye rehberin sorduğu soruya herkes bir şey söylerken doğrusu bilinemedi. Bunu Atatürk’e sorduklarında Atatürk bir seferde doğru düşünceyi bilmiş.

image18image19

Su bir hayat olarak akıyor…Bir çocuğun ana rahmine düşüp  doğum/yaşam – gençlik – olgunluk… aradaki kanallar deneyimin bir üst yaşa nakli…  Nasıl bir düşüncedir zamanında….

MARDİN / DARA KÖYÜ:

image20 image21

Mardin’in Dara köyü yeni yeni keşfedilmiş. Gezdiğimiz yerlerde en çok etkilendiğim yerlerden. Evlerin altında yüzyıllar öncesinden bir şehir bulunuyor.  Su sarnıçları… insanlar suları getirip bu sarnıçlarda topluyormuş… Bir evin altından önce bir pencere çıkmış. Sonra bakmışlar taşlar var… Kazmaya başladıklarından da siyah bazalit taşlardan bir yaşam yeri çıkmış.

image22 image24

Köylünün bir kısmının zindan diye tanımladığı bu yer için bir kısım da su sarnıcı olduğunu söylüyor.. İçine girip baktığınızda su sarnıcı olma olasılığı çok fazla gibi. Ama muhteşem bir yer.. İnsan kendini bir tuhaf hissediyor. Yüzyıllar öncesinden bugüne sapasağlam kalan, yüzyıllar öncesi yaşanmışlığı gösteren bir mekan.Doğrusu biraz ürkütücü de… buz gibi soğuk… Evin sahibi de şimdi ne yapacağını bilemiyor. Ama yüksek olasılıkla böyle birçok yer vardır… Buraya kazı çalışmalarına geliyorlar.  SİT alanı  haline getirilmiş..

image25 image26

Buranın şehrin caddesi olduğu, sol taraftaki yerin de market olduğu tahmin ediliyor. Burası mezarlıkmış; sol tarafta görünen küçük delik gibi olan yerlere ölen kişinin cesedi konuyor. Sonra kemikleri kaldıktan sonra ortadaki deliğe atılıyormuş .. İnsanın tüyleri diken diken oluyor bir an…

 

Güneydoğu’ya giderseniz Dara’ya uğramadan geçmeyin derim

MİDYAT:

Midyat deyince ilk akla gelen Telkariler oluyor. Gümüş telin inceltilerek ve ustanın sanatını konuşturmasıyla oluşturulan takılar… Sırf telkariler için Midyat’a gidildiği söyleniyor ki bu gerçek… Gerçekten gidilir.. Hem ziyaret hem ticaret gibi… Üstelik de telkârilerin en ucuz alınabileceği bir yer Midyat… Fakat alışveriş yapmaktan ve de otobüse geç kalmış olmaktan fotoğrafını çekememişim.

Midyat’ın bir diğer ünü, ünlü Sıla dizisinden geliyor. Sıladaki konak Midyat’ta bulunuyor. Ve heybetli yapısıyla gelen ziyaretçileri karşılıyor. Konağın en üst katından baktığınızda en geniş haliyle Midyat ayaklarınız altında kalıyor..

image27 image28

Midyat aynı zamanda Süryani cematinin en önemli yerleşmelerinden biri… Telkari işinde de en çok Süryanileri görünüyormuş. Midyat da geçmişi günümüze taşıyor…  tarih kokan evleri, daracık sokaklarıyla…

image29 image30

Yazıları çok uzatmamak ve sıkmamak için bölüm bölüm yazacağım. Bir sonraki adresimiz Cahit Sıtkı Tarancı’nın memleketi Diyarbakır…

Paylaş.

Yazar Hakkında

1 Yorum

  1. Nalan Apaydın tarih:

    Gerçekten görülmesi gereken yerler.Geçen ay oradaydık.Büyülenmemek elde değil.Midyat’ta Artukbey’de dibek kahvesi içmenizi tavsiye ederim.Badem şekerleri bir harika.Eski Mardin’de Antiksur’da sıra gecesi çok güzeldi.Awer diye bir grup müthiş söylüyor.Tekrar gitmek istiyorum.

Bir Yorum Yazın