Bir başkadır benim memleketim : Görele

0

İstanbul’da doğdum, büyüdüm. Çocukluğumda yaz tatillerinde memlekette anne-baba evinde kardeşlerimle buluşurduk. Şimdilerde her fırsatta burada olmaktan çok büyük keyif aldığım Görele ve çevresini  tanıtmak istedim sizlere.

Görele, kemençenin ana vatanı, Karadeniz’in sahil ilçelerinden bir tanesidir. Sis Dağı, Haç Dağı, Dokuz Göz Yaylası ve kemençenin ana vatanı olması; Görele Pidesi ve Köpük Dondurması ile ünlüdür.

Giresun’un 16 ilçesinden biri olan Görele’nin tarihi geçmişi, adının özelliği ile doğrudan bağlantılıdır.  Görele adı antik çağda bugünkü Eynesil kasabası çıkışında ‘Görele Burnu’ diye anılan, harabe halinde kalıntılara rastlanan ‘Coralla/Koralla adlı şehirden gelmektedir. M.S. 131’de Karadeniz kıyılarının idarecisi olan Arrianos’un Roma İmparatoru Trayan’a yazdığı mektupta ‘Coralla’ adlı yerleşim yerinden bahsedilmesi, Görele’nin tarihi ile ilgili en eski bilgidir.

Görele, 4 Aralık 1920’de Giresun’un müstakil sancak haline getirilmesine dair kabul edilen kanun tasarısıyla Trabzon sancağından ayrılarak Tirebolu ile birlikte Giresun’a bağlı kaza merkezi haline getirilmiştir.

Haç Dağı 

hac-dagi-kalesinin-tepesine-ciktim

Görele’ye üç kilometre kala virajı dönünce küçük bir düzlükle karşılaşırsınız. Yaşı 100 yıldan fazla olan gür bir çınar ağacı karşınıza çıkar. Onun bir yanında tarihi bir çeşmeden dökülen suyun sesini duyarsınız. Gövdesi dörtgen olan bu taş çeşmenin üstü üçgendir. Gövdesindeki oval taş çanaktan yaz kış buz gibi soğuk olan berrak bir su akar. Kuşçulu Köyü Yalı Çeşmesi’dir burası; suyun varlığı 1461 yılına kadar uzanır. Trabzon’u fethetmeye giden gemiciler tarafından bulunduğu söylenmektedir. Yalı Çeşmesi Cumhuriyetle yaşıttır. Çınarın diğer yanında uzun balkonlu Kuşçulu Köy Konağı’nın yanında kıvrılan yolda yeşillikler arasında ilerlersiniz.

kusculu-koyu-yali-cesmesi-gorele

Kuşçulu Köyü, ana-baba ocağımız işte bu köydedir.

kusculu-koyu-anne-baba-evinden-manzara hac-dagi-kusculu-koyu

Yolu takip edince karşınızda Haç Dağı’nı tüm ihtişamı ile göreceksiniz; uzaktan bakılınca Haç’a benzemesinden almıştır adını. Bölgede  adının ‘Haç’ değil ‘Haş’ dağı olduğu halen konuşulmaktadır.  Sahilden 3 km yukarıda olan dağın zirvesi, deniz seviyesinden yaklaşık 1000 metre yüksekliktedir.  Zirvenin güneyinde Evliya denilen bir yer bulunmaktadır. Burada şehit olan vatan kahramanlarının yattığı söylenir. Tepede Dongirik denilen bir mağara vardır. İçine taş atıldığında ‘don don’ diye sesler çıkardığından bu mağaraya bu isim verilmiştir. Dongirik’in yan tarafında içi oyuk bir taş yer alır. Bu taşta biriken yağmur suyunun siğilleri ve sivilceleri yok ettiği söylenir; yeşilimsi bir renktedir.

kusculu-koyu-agaclari kusculu-koyu-bahceler-cicekler kusculu-koyu-hac-dagina-giderken kusculu-koyu-horozhac-dagi-yuruyusunden hac-dagi-tepesi

Dağın hemen önünde bir top sahası büyüklüğünde ‘Büyük Düz’ adını alan yer bulunmaktadır. Etrafı ağu denilen sık ve bodur çalılıklarla kaplıdır; her taraf sarı ve mor çiçeklerle bezenmiştir. Düzlüğün hemen altında, tadı çok güzel olan bir su kaynağı bulunmaktadır. Çocukluğumda yaz tatillerinde ‘Büyük Düz’de piknik yaptığımız,  en tepesine kadar çıktığım bu dağın bendeki yeri çok özeldir.

buyuk-duz-hac-dagi-kusculu-koyu kusculu-koyu-gorele-evleri hac-dagi-kusculu-koyunde-cicekler hac-dagina-giderken-gorele-kusculu-koyu

kusculu-koyunde-nayet-teyze-90-yasinda-pozitif-enerjisiyle-gunumuzde-kendi-isini-kendi-goruyor10463919_10152315300013381_3545998260790695607_n

Sis Dağı

Görele sınırları içerisinde bulunan Sis Dağı, Doğu Karadeniz sıra dağlarının uzantılarından biridir. Yüksekliği 2182 metredir. Sahile 40 km uzaklıkta olan Sis Dağı’na Görele’den 1.5 saatte ulaşılmaktadır. Sis Dağı üzerinde yirmiyi aşkın oba vardır. Obalar çevrede bulunan köy ve kasabaların adları ile anılır. Sis Dağı’na ulaşım için en çok iki güzergah kullanılıyor. Eynesil Ören Beldesi yolu, Şalpazarı, Geyikli ve Ağasar derelerini takip eden yol. Ayrıca Çavuşlu Zıva yolu ile Çanakçı’dan da gidebilirsiniz. Bunların dışında yakın çevre köylerde kendi belirledikleri patika yollardan ulaşım bulunuyor.  Yaylada 2 otel bulunmakta, Hacı Babanın Yeri Geyikli Beldesi’nde yer alıyor. Hacı Gören ve oğulları tarafından işletilen restoran ve otelde konaklayabilirsiniz.

sis-dagi-yaylalari daglar-gorele-sis-dagi sis-dagi-tepelerinde-et-yemek-isterseniz-alternatifli-birkac-yer-bulunuyorsis-dagi-tepeleri

Her yıl çevre yerleşim yerlerinin katılımı ile Temmuz ayında Sis Dağı Şenlikleri yapılıyor. Sis Dağı C Statüsünde Milli Park olarak korunmaya alınmış, benim de tüm dileğim Karadeniz bölgesindeki çirkin betonlaşmanın Sis Dağı’na gelmesinin engellenmesidir.

pelitcik-koyunde-havva-teyze-ile-poz-verdik karadeniz-yaylalari sis-daginda-haci-babanin-yerinde-paca-corbasi-ve-nefis-yayla-eti-yedik sis-daginda-kemence-keyfi

sis-dagina-giderken-tabelalari-takip-ettik sis-dagi-kupelinin-yeri

Dokuz Göz Yaylası

Denizden yüksekliği 1000 metre civarında olan Dokuz Göz Yaylasının tamamı Görele sınırları içinde bulunmaktadır.  İsmini dokuz ayrı su kaynağının bulunmasından almıştır. Çevresindeki köylerin merası olarak kullanılan Dokuz Göz geniş iki düzlük alana sahiptir. Biri ismini aldığı yer olan dokuz ‘göz’ün bulunduğu düzlük; diğeri ise buranın biraz yukarısındaki büyük düzdür. ‘Büyük Düz’den, Tirebolu-Eynesil arasındaki sahil ve çevre köyler gözükmektedir. Dokuzgöz tepesi (büyük düz) arkasında Sis Dağı, diğer tarafta Haç Dağı ile Karadeniz’i selamlar. Dokuz Göz deniz gören ve sahilden en kısa sürede ulaşılan yöredeki en yüksek tepe özelliğini taşıyor.

Yörede bulunan yaylaların iklimsel özelliklerini taşıyan Dokuz Göz Yaylası’na Yeğenli Köyü ve Daylı Köyü’nden olmak üzere  iki ayrı yoldan gidebilirsiniz.

 Tarihi Kadı Köprüsü

Ataköy ve Tepeköy yolunun 5. kilometresinde yer alan Kadı Köprüsü tarihi bir kemer köprüdür.

Hasan Ağa Camii

hasan-aga-camii-gorele

Göreleli Hasan Ağa tarafından ahşap olarak 1830’lu yıllarda yaptırılmış, şehrin ‘Cuma Cami’ olduğu için ‘Cami-i Kebir’ diye anılmıştır. Zamanla yaşanan küçük çaplı yangınlar ve depremlerde hasar gördüğünden Kaymakam Abanuzzade Hüseyin Avni Bey’in öncülüğünde, halkın da katkılarıyla 1907 yılında yeniden inşa edilmiştir. Geçen zaman içinde ortaya çıkan yenilenme ihtiyacı üzerine Giresun İl Özel İdaresi ve Cami Derneği’nin ortak finansmanı ile 2013 yılında aslına uygun olarak onarımdan geçmiştir.

 Görele Şehitliği

gorele-sehitligi

1916 Rus işgalinde katledilen 67 kişinin Görele Kumyalı Mahallesinde, o günlerde kumluk olan bir araziden topluca gömüldüğü söylenmektedir. Görele şehitliği bugün bölgenin tek şehitliği konumundadır.

Sembolik bir anıt yapılarak şehitliğin belirginliği sağlanmış. Mehmet İncirkuş’un şehitlik için yapmış olduğu konuşma şöyledir: “1914 Osmanlı imparatorluğunun isteyerek katıldığı birinci dünya savaşında doğu cephesi yada Kafkas cephesi adı ile anılan savaşta Osmanlı ordularının açlık, soğuk ve hastalıklar yüzünden yenik düşmesi üzeri Rusların 1916 yılına kadar, bugünkü Harşıt çayı adını verdiğimiz yere kadar ilerlemeleri sonucu üzerinde yaşadığımız bu topraklarda Ermenilerle birlikte insanlarımıza akla hayale gelmeyecek zulümler yapmışlardır.

İşte o günlerin acılarını ve vahşetini sembolize eden böyle şehitlikler ortaya çıkmıştır.” Görele Şehitliği’nde yatan dedelerimiz kendilerine yapılan zulüm ve haksızlıklara karşı çıktıkları için esareti kabul etmediklerinde ve Görele’nin Türk toprağı olarak kalmasının arzuladıkları için şehit olmuşlardır. 1918 yılı Şubat ayının 13. gününde yanı Görele’nin kurtuluş tarihinden takriben 67 gün önce Ruslara karşı gelen dedelerimiz yüksek köylerde devriye gezen iki Rus askerlerini öldürürler. Bunun üzerine Akbank’ın olduğu yerde bulunan Bahçeli kahvede 33 insanımızı şehit ederler.

Bu insanlara el arabalarına doldurarak bugünkü şehitliğin bulunduğu yere getirir. Bu insanları açtıkları kuyuya gelişi güzel atarlar. Attıkları insanların arasında henüz ölmemiş olan Mamenli Köyü Muhtarı Köselli Mustafa “Ben ölmedim beni gömmeyin” diye feryat ederse de dinlemezler ve yarı canlı insanları toprakla kapatarak burada şehit ederler. 13 Şubat 1918′de Görele’nin düşman işgalinden kurtarması üzerine, devrin din adamlarından Fıtıyeli Hoca’yla birlikte şehitlikte yatanlar yakınları tarafından alınmak istenir. Şehitlik açıldığında insanların çapraz şekilde üst üste olduğu ve sırt çantalarındaki ekmeklerin henüz küflenmiş olduğu görülür ve Fıtıyeli hoca burada yatanları, abdestleri kandan, kefenleri deriden, kıbleleri her yönden” diyerek rahatsız edilmemeleri, burada kalmalarının daha uygun olacağını söyleyerek şehitlerin üzerini kapattırır.

Görele Plajları

Karadeniz sahil yolunu kullananlar bilir bütün doğal güzellikler, kumsallar neredeyse Karadeniz sahil yolu yapımı nedeniyle yok edilmiş durumda. Görele’de bulunan bozulmayan plajlar Karaburun Deliklitaş Plajı ve İsmailbey Köyü sahilindeki Deniz Kızı Plajı…

karaburun-deliklitas-plaji-gorele deliklitas-plaji-karaburun-gorele

Karaburun Deliklitaş Plajı 

Uzun yıllardır önemli bir konuma sahip olan Karaburun Deliklitaş Plajı yaz aylarında ziyaretçi çeken bir plaj. Görele’nin en çok kullanılan plajlarından olan Deliklitaş Plajı doğal yapısıyla da dikkat çekiyor. Karadeniz sahil yolunun geçişi sırasında bozulmadan kalan tek plaj olma özelliğine sahip. Plajda yiyecek, içecek, şemsiye, şezlong hizmeti veren bir işletme de bulunuyor.

deniz-kizi-plaji-gorele deniz-kizi-plaji-gorele-fotograf-ali-yasar-meric

Deniz Kızı Plajı

Görele’nin İsmailbeyli Köyü altında işletmeye açılan “Denizkızı Plajı.”

Görele’den Tirebolu’ya giderken şehir merkezine 5 kilometre mesafede bulunan sahilde yer alıyor. Denizkızı Plajında oldukça kapsamlı hizmet veren bir işletme mevcut. Bu plajda güneşin batışını seyretmek de ayrı bir keyif.

deniz-kizi-plaji-gorele-fotograf-ali-yasar-meric deniz-kizi-plajinda-gun-batimi-fotograf-ali-yasar-meric

Görele’de ne yenir…

Görele Pidesi

gorele-pidesi-peynirli-yumurtali

Görele’de ‘Görele Pidesi’ yapan çok sayıda pide salonu bulunmaktadır.  Pidenin lezzetli olabilmesini pide ustaları, fırının ısısından, pidenin servise sunulmasına kadar geçen sürede verilen emeğe bağlamaktadırlar. Kıymalı ve Peynirli Pidelerin ” dışında, Kavurmalı, Sucuklu, Karışık, Kaşarlı, Kuşbaşılı pide çeşitleri de bulunmaktadır.

Görele Dondurması

gorele-kopuk-dondurmasigorele-dondurmasi

Tam tarihi belli olmamakla beraber Görele’nin Daylı Köyü’nde 1928-1930 yıllarında yapımı başlanan dondurma babadan oğula geçen usta çırak ilişkisi sonucu kar kuyusu olan iki aile sayesinde bu güne kadar değişime uğramadan günümüze kadar gelmiştir.

gorele-dondurmacilarigorele-dondurmasi-tadina-bakin

Üretim şekli tamamen organiktir, Türkiye genelinde en az olan dondurma özelliğini taşımaktadır. Dondurmada kullanılan gıda ürünleri ise civar köylerde hayvancılıkla uğraşan kişilerden toplanan süt, salep ve çöven kökü suyudur.

Görele Kesme Pastası

gorele-kesme-pastasi

Görele’de uzun yıllardır özel olarak yapılan fındıklı kek, kurabiye benzeyen ama çok farklı özel bir tadı olan Görele Pastası’nın tek imalatçısı bulunmaktadır. Görele Otobüs Terminali’nin karşısında bulunan dükkandan alabilirsiniz.

Görele Koz Helvası

koz-helvasi-fotograf-ali-yasar-meric koz-helvasi-gorele-fotograf-ali-yasar-meric koz-helvasi-gorelede-bulabilirsiniz-fotograf-ali-yasar-meric meshur-gorele-koz-helvasi

Görele Koz Helvası, Göreleliler tarafından çüven (düven) diye bilinen meyan kökünden üretilmektedir. Kaybolmaya yüz tutmuş Görele Koz Helvasını otogarın yanında Öz Görele Helvacısı’nda ve yöresel ürün satan yerlerde bulabilirsiniz.

Görele Kemençe ve Kültür Parkı – Kemençe Müzesi

gorele-kemence-muzesinde-kemencenin-yapimi-asama-asama-gosteriliyor gorele-kemence-muzesinde-kemence-ustadi-katip-sadi-ile-birlikte-ani-olumsuzlestirdik

Görele Kemençe ve Kültür Parkı içinde 5.80 metrelik Türkiye’nin en büyük kemençesi bulunuyor. Kemençenin yaşatılması ve tanıtılması amacıyla yapılan müzede ziyaretçilere kemençenin yapımı gösterilip anlatılıyor. Bölgenin kültürel dokusu ile ilgili objeler de yer alıyor. Müzeyi ziyaret eden turistlere kemençe üstadı olarak bilinen Katip Şadi, yörenin müzik kültürü ile ilgili örnekler sunuyor.

kemence-muzesi-gorele kemence-muzesi-gorele kemence-muzesi gorele-kemence-muzesi-girisi gorele-kemence-muzesinde-bolgeye-ait-kullanilan-urunler finnuri-cok-eskilerde-kullanilan-gazla-calisan-lamba

Görele Kemençesi

Görele Kemençesi’nin Çepni yadigarı olduğu bilinmektedir. Anadolu’nun Türkleşmesi sürecinde ‘ıklığ, okluğ, külzinci’ bölgemizde kemençeye dönüşmüştür. 1400’lü yıllardan sonra bölgede varlığını göstermiştir. Çepniler, yaşadığı Görele ve çevresindeki dut, kiraz, erik, gül, ceviz ağaçlarından kemençe yapmışlar. Yayını kızılcık, çet ağacının dallarından, yaydaki kılları da at kuyruk kıllarından yapmışlardır.  Bölgede kemençenin tarihi Görele’de başlar, bilinen ilk kuşak kemençesi Ali Kam’dır (1780) İkinci kuşak kemençeci Tuzcuoğlu’dur (1830), üçüncü kuşak kemençeci Karaman’dır (Halil Kodalak -1878-1964).

Adlarını duyurdukları yıllarda Rize’de, Trabzon’da, Giresun’da, Ordu’da adı saptanmış bir kemençeci yoktur. Dördüncü kuşak kemençeci Picoğlu Osman (1901-1946) gerek türküleriyle, gerek çalgı tekniğiyle, çıkardığı plaklarla Görele kemençesini dünyaya duyurmuştur.

Görele, hem kemençe tarihinin, hem de horan tarihinin oluştuğu yerleşim yeridir. Buradan doğuya ve batıya kemençe, horan ezgileri yayılmıştır.

 Kemençe Üstadları

 Halil Kodalak (Karaman)

halil-kodalak-karaman

Kemençenin virtüözüdür. Kemençede gelmiş geçmiş en büyük isimdir. Karadere Köyü’ndendir. Karamanın kemençede ustası Kandahor Köyü’nden Kuyucuoğlu ile Tuzcuoğlu’dur. Çeşitli savaşlara katıldığı için Karaman (Kahraman) adıyla ünlenmiştir.

 Picoğlu Osman (Gökçe)

picoglu-osman-kemence-ustadi

Picoğlu Osman 1317 (1901) yılında Görele’nin Daylı Köyü’nde dünyaya geldi. Babası İsmail Efendi de kemençe çalıyordu. Kemençeyle ilk tanışması babası sayesinde olmuş. Küçük yaşta babasını kaybedince o yılların en ünlü kemençe üstadı Karaman Halil Ağa’nın (Kodalak) yanında iki yıl kadar keçi çobanlığı yapmış, bu sayede kemençe çalmasını da öğrenmiştir.

Katip Şadi

katip-sadi-kemence-ustadi

Görele Derekuşçulu Köyü’nde doğdu. 10 yaşında kemençe çalmaya başladı. Ustası Durkaya’dır (Kemal İpşir) Emanet bir kemençe ile çalmaya başlamış, ilk kemençesini 15 yaşında edinmiştir. İlk plağı 1962 yılında çıkmış, çok sayıda plak ve kaseti bulunmaktadır. TRT’ye de kaset yapmıştır.

Mehmet Sırrı Öztürk

kemence-ustadi-sirri-ozturk

1938 yılında Görele’nin Hürriyet mahallesinde (Kemikli) doğdu. 6 yaşında kemençe çalmaya başladı. Kemençe hocası PiçoğluOsman’dır. 2 sene boyunca Piçoğlu Osman’la düğünlerde kemençe çaldı. 18 yaşına kadar düğünlerde, yaylalarda kemençe çaldı. 1958’de Hava Kuvvetlerinde bandocu olarak vatani görevini yapmak üzere askere gitti. 1967’de Ankara Radyosu’na davet edildi. Burada memleket havalarıyla ilgili birçok bant yaptı. Ankara Radyosu’ndan sonra İstanbul Radyosu’nda da çalıştı.

 Sami Günay

sami-gunay-kemence-ustadi

1938 yılında Görele’nin Çürükeynesil’de (Sağlık Köyü) doğdu. İlkokulu Görele’de okuyup, ortaokula girmiş, bitirememiştir. Kemençe çalmaya çocukluğunda başlamıştır. Karaman’dan, Hocali Özdemir’den yararlanarak kendi çalma tekniğini yaratmış. Görele’de, Eynesil’de, Tirebolu’da, Ören’de, Beşikdüzü’nde çok sayıda düğünlerde çalmıştır. Kemençede aranan isimken Almanya’ya gider. Orada da düğünlerde, gecelerde kemençe çalar. Görele’nin ezgilerini doğru olarak çalan kaynak kişidir.

Kaynak : Görele Belediyesi Tanıtım Broşürü, Ali Bilir – Geçmişten Günümüze Tüm Yönleriyle Görele;  fotoğraflarda yardımını esirgemeyen Ali Yaşar Meriç’e teşekkürler…

Paylaş.

Yazar Hakkında

Bir Yorum Yazın