MARDİN’DEN İTALYA’YA BİR YOL HİKAYESİ

2

Türkiye’nin en kara günlerinden birinde  İskenderun Üniversitesinde turizm okuyan Mardinli Kübra ile ‘ÜLKEMİZDE DAHA FAZLA KIZ ÇOCUKLARI OKUTULSUN’ diye birlikte hayallerimize İtalya turuna doğru yola çıktık.

Hikayemiz nasıl başladı?

Türkiye’de 96 kızımızı okutan bir derneğin davetinde ‘ben ne yapabilirim’ sorusunu sordum kendime ve içlerinden sadece bir tanesinin üniversitede turizm okuduğunu öğrendim. Kafamda deli sorular, tanımadığım varlığımdan haberi olmayan bu kızımızla birbirimizin hayatlarına dokunalım istedim. Sonra hayal ettiklerimi hayata geçirmeye niyetlendim. Mardin’de tanıştık, Prontotour ile Büyük İtalya Turunda yol aldık. Hepimiz bir başka yaşamı değiştirebilecek kadar güçlüyüz aslında. Hepimiz yaratıldık ama bizim de yaratıcı gücümüz olduğunu hatırlatmak istedim bu minik hikayeyle. Hayata, kendimize ve başkalarına kahrederek enkazlar ya da hayata kendimize ve çevremize sevgi katarak harikalar yaratabiliriz. Demek ki hepimiz çevremizde farklılıklar yaratabilecek kadar yaratıcı olabiliriz. Belki de bizi yaratana böyle bir borcumuz bile olabilir. Belki hayatta başka hayatları değiştirmek gibi bir görevimiz vardır. Bilmiyoruz. Ama biliyoruz ki, başkalarına yapacağımız en küçük bir davranışın geri dönüşü vardır. O zaman artık kendimiz için değil,başkaları için de bir şey yapmamız gerekiyor. Başka hayatlara dokunmak, başka hayatlara ışık olmak, başka hayatlara anlam katmak!  Üstelik Kelebek Etkisi kuramına göre minicik bir iyilik bile bize katlanarak dönüyor. Fizik kuralları bunu söylüyor.Bütün inanç sistemleri bunu söylüyor. Vicdan bunu söylüyor.  Başka ne söylenmeli ki??? Güzel şeyler yapma zamanı şimdi…  

Kübra ile tanışma hikayemiz: 30 Nisan’da Mardin’e gittim, hem Payda Derneği’nin çocuklar ve ailesi ile toplantısı hem de Eataly İstanbul’un Mardinli çocuklara düzenlediği pizza şenliği için oradaydım. Aslında bir adım atmıştım ama hiç tanımadığım birisiydi, ilk tanışmada neler hissedecektim biraz da tedirgindim. Kübra, 6 çocuklu bir ailenin en küçüğü, babası uzun yıllar önce bir trafik kazası geçiriyor ve çalışamaz duruma geliyor. Dernek Kübra’ya lise itibarıyla destek oluyor. Annesi ve ablası ile geldi tanışma yerine, onu görünce kalbimin çok çarptığını itiraf etmeliyim. Hemen sohbete başladık, annesi biraz tedirgindi ama beni tanıdıkça bu tedirginliği azaldı ‘kızıma çok büyük bir şans veriyorsunuz, o size emanet’ dedi.

MARDİN'DE AİLE İLE TANIŞMA MARDİN'DE KÜBRA'NIN DERNEK PANKARTINA YAZISI MARDİN'DEN Payda Derneği'nin okuttuğu öğrenciler ve aileleri

Seyahat ile ilgili Seyahatimizin amacı genç kızların okutulmasına dikkat çekmekti, sanırım bunu da başardık, yolnotları  instagram ve facebook sayfalarından gezimizi paylaştık ve mesajlar vermeye çalıştık. Hiç tanımadığım birçok kişiden geri dönüş oldu ‘biz de kız çocukları için bir şeyler yapmak istiyoruz, ön ayak olun’ dediler. Bu sayının artmasını ve Türkiye’de Kübra’ların çoğalmasını çok istiyorum; umarım sizin desteğinizle bu sayı artarak devam eder. Vize işlemlerinde çok uğraştık, havaalanına uçuş öncesi çok zor şartlarda geldik; son ana kadar gidemeyecek miyiz diye endişelerimiz vardı. Çok istedik ve bunun için çaba sarfettik; 18 Temmuz’da Torino ile başladı seyahatimiz, sırasıyla Milano, Como Gölü, Venedik, Floransa, Roma, Nemi, Castel Gandolfo köylerini, Napoli ve  Sorento’yu gezdik. Ben daha önce Napoli harici bu bölgeyi çok iyi gezmiştim. En etkilendiğim yer Nemi Köyü oldu.

Nemi Çilek Köy Roma İtalya Nemi Köyü gölü Nemi Köyü İtalya L'Angolo Viola Nemi Köyü meyveleri Nemi Köyü Roma Caddeleri Nemi Köyü Roma çilekli turtaları tadın Nemi Köyü Roma Kübra ile göl manzarasını arkamıza aldık Nemi Köyü'nde taze dağ meyveleri

 

Nemi Köyü, Bozcaada Belediyesi ile yapılan anlaşma ile Kardeş kent olmuş, adını aldığı Nemi Gölü’nün sırtlarındaki bir tepede kurulu olan köye bayıldım. Dağ çilekleriyle anılan, bu konuda bir de festivali olan Nemi görülmesi gereken yerlerden.

Prontotour ile İtalya'yı keşfe çıktıkİtalya'ya gidiyoruz THY

Kendimle ilgili; 8 çocuklu bir ailenin en küçüğüyüm, babasız büyüdüm, annem yılmadan tüm çocuklarını okutmuş ve hayata kazandırmış tam bir Anadolu kadınıydı. Doğan Dergi Grubu’nda uzun yıllar çalıştım, emekli oldum ve çocukluğumdan beri yaptığım en güzel şeyi ‘seyahati’ daha fazla yapmak, notlarımı paylaşmak için ‘Yolnotları’ bloğumu açtım. Milli folklorcuyum, bir ay önce 20. Prag Uluslar arası Folklor Festivali’nde arkadaşlarımla ülkemizi temsil ettim. Bu ülkenin bilinçli gençlere ihtiyacı var, hayatlara dokunmak istiyorum; bu sebepten dolayı sosyal sorumluluk projelerim devam edecek. Sırada Karadeniz de kadınlarla başlatacağımız “Muazzez Kızları” Projemiz var. Oradaki sosyal sorumluluklarımız daha geniş kapsamlı olacak.  

Kübra’nın seyahat ile ilgili yorumları:

‘Her şeyden habersiz oturmuş derslerime sınavlarıma hazırlanırken birden bir mail aldım. Gelen mail Payda Derneği’ndendi. “Kübracım turizmle ilgilenen bir bayan seninle tanışmak istiyor. Bizim davetimizde bulunmuştu. Çok etkilendiğini ve bir şeyler yapmak istediğini söyledi.” O anki duygularım tarifsiz. Bu denli büyük bir armağan olacağını tahmin edememiştim. Dünya da o kadar kötü insan varken iyi insanların da var olması insanı umutlandırıyordu. İçimdeki umut ve heyecanla hemen Seval Hanım’a mail attım. En büyük kahramanım, manevi annem,yol arkadaşım… Kendi hayatımdan derslerimden bahsetmeye başladım. Bana “Hiç yılmadan devam et, hedeflerinin üstüne yılmadan git” dedi. 30 Nisan 2016’da Mardin’de derneğin toplantısında tanıştık. İnsana moral destek verici bir insan olduğunu ilk tanışmamızda belli ettirmişti. Biraz tedirgin biraz çekingen bir o kadar da mutlu ve heyecanla görüştük. İlk andaki içten gülümseme ve sıcaklığıyla bütün korkularımı benden almıştı. İnsana umut veren gözleri mutlu eden gülümsemesiyle hoş sohbetler kurmaya başladık. İskenderun’da iş sahibi olmama ön ayak oldu, mutluluktan delirebilirdim. Daha ilk buluşmamız olmasına rağmen yıllardır tanışıyor gibiydik… Hiç tanımadığım insanların bu kadar uğraşması beni derinden etkiledi. Daha çok hırslandım ve ‘bende bir gün aynısını yapacağım bir başkasının kahramanı olacağım’ dedim..

Seyahat planımız nasıl gelişti Kübra anlatıyor: Turizm okuyorum ve hayallerimden biri gelecekte yurt dışına gidebilmekti. Seval Hanım telefonda benimle bir yurt dışı seyahati planlamak istediğini anlattı, bu fırsatı yaşamam için birçok bağlantı kurdu. Çok sevindim ve mutlu oldum. Prontotour’un desteği ile seyahati gerçekleştirecektik. Diğer harcamaları Seval Hanım üstlendi, gelen para ile hemen pasaport işlemlerine başladım; iki kez evrakları yeterli bulmadılar, çok zorladılar, panik oldum, ağladım, vizem de seyahate gitmemize 2 gün kala geldi. İstanbul’a geldiğim gün darbe girişimi oldu yine gidemeyeceğiz diye çok panik yaptım. Ama doğum günü haftamda 18 Mart sabahı Atatürk Havalimanı’ndan Torino’ya gittik.

Gittiğimiz şehirlerde iz bırakanlar hangileri Kübra’nın kaleminden…

Torino: İtalyanca Torino olarak bilinen şehir Turin olarak da biliniyor. İtalyancada “küçük boğa” anlamına geldiği için şehrin flamasında boğa resmi bulunuyor. Sanatın,mimarinin ve tarihin de ön planda olduğu şehirde kültürel aktiviteler ve dönem dönem kutlanan festivaller Torino’nun ruhunu oluşturuyor. Kent için “İtalya’nın otomobil başkenti”"Alplerin başkenti”"İtalya’nın detroiti” gibi tanımlamalar kullanılıyor. Yol arkadaşımla birlikte keyifli zamanlar geçirip fotoğraflar çekiyoruz. Unutulmaz anlarımızı ölümsüzleştirdik. Torino ilk durağımız olmasına rağmen beni çok etkiledi. Büyük şaşkınlık ve mutlulukla yola devam ediyorum.

. COMO GÖLÜ ÜNLÜLERİN VİLLALARI Como Ünllerin villaları Como VillalarıCOMO GÖLÜ TEKNE GEZİSİ

Como Gölü: İtalya’nın kuzeyinde yer alan balıklarla dolu muhteşem bir göl. İtalya’nın hatta Dünya’nın en güzel gölleri arasında yer alıyor. Gölün etrafında yeşillikler içinde muhteşem görünümlü villalar yer almakta. Bu gölün diğer bir ilginç yanı dünyaca ünlü sanatçı yada oyuncuların villalarının bulunması. Villalarda bulunan ünlülerden biri de George Coloney. En çok ilgi gören galiba onun villası. Burada muhteşem bir huzur havası hakim. Yürüyüş yapan insanlara, bisikletle gezen ailelere sık sık rastlayabilirsiniz. KÜBRA MİLANO'DA Milano'da ülkemdeki kız çocukları için dilek tuttum...DUAMO MEYDANI MİLANO Milano'da dilek tuttuk

Milano: İlk durağımız Piazza Del Duomo. Buranın en meşhur ve en önemli gezilecek yerleri arasında. Duoma Meydanı ilginç mimari yapısıyla büyüklüğü ve güzelliği karşısında büyüleneceksiniz. La Scale “tiyatro müzesi” dünyanın en çok tanınan opera binalarından biri olduğunu öğreniyorum. Sırada Galeria Victoria Emanuale alışveriş merkezini keşfetmek vardı.   İçerisinde oldukça lüks restoran ve mağazaların olduğu bir alışveriş merkezi. Marka tutkunlarının tam da yeri. Buraya gelen oldukça şık giyimli insanları yakından izleyin derim. Karşılaştığım bir blogger benden fotoğraflarını çekmemi rica etti. Kabul ettim ve çekmeye başladım. Bir gülümseme bile insanları ne kadar yakınlaştırdığına şahit oldum. İnsanları dil,din,ırk ayrımı yapmadan gülümsemeleri sohbet kurmaları bana bizi hatırlattı. Bize insanlık olarak çok yakınlar. Modanın merkezi Milano’da çok keyifli anlar yaşadık.

Venedik kanal, gondol Venedik San Marco Meydanı VENEDİK Venedik'in dar sokaklarında

Venedik’i memleketim Mardin’e çok benzettim…

Tarihi dokusu ve mimarisiyle en çok etkilendiğim şehirler arasında. Bana bir yakınlık ve sıcaklık hissettirdi hemen. Tarihi mimarisi Mardin’i anımsattı. Birçoğumuzun belki gördüğü belki görmediği ama hakkında az çok fikri olduğu bir şehir. Ben ilk defa keşfediyorum. “Köprüler şehri”"Kanallar şehri”"Gondollar şehri” olarak anılan bu şehir dünyada eşi benzeri yok gibi gözükse de beni kendi memleketime götürür gibi oldu. Sokaklar birbirine o kadar yakın ve dar ve karışık ki kaybolmamak mümkün değil. Tabii şehrin duvarlarından bulunan San Marco yazılı tabelalar sizin kaybolmanızı bir nevi engelliyor. San Marco Venediğin en önemli meydanı. Adını San Marco bazelikasından alıyor. Meydanın giriş kapısındaki süslemeler Osmanlı figürleri dikkatinizi çekecektir.

Floransa Floransa'dan Atlıkarınca'da Floransa Vatikanfloransa Kanal Floransa-İtalya

Floransa: Rönesansın doğum yeri olarak bilinen Floransa, açık hava müzesi görünümünde. Birbirinden güzel ve ünlü kiliseleri, meydanları,sanat merkezleri ve müzeleriyle ilgi çeken bir yer. Floransa’nın merkezi Unesco Dünya Mirası listesinde yer almaktadır. Eğer tam anlamıyla Floransa’yı yaşamak isterseniz en az 3 gün konaklamak gerekiyor.

Roma Collesium Roma'da Collesium'daRoma Aşk Çeşmesi Vatikan'da mutlu bir kadın

Roma:Başkent olmasında ki efsane şöyle anlatılıyor; Efsaneye göre şehrin kuruluşu ikiz olan Remus ve Romolus’un dünyaya gekdikten sonra o zamanın savaş tanrısı Mars tarafından terk edilmesi ile başlar. Doğduktan kısa bir süre sonra bebekler dişi kurt tarafından yetiştirilir. Sonrasında bir çoban bebekleri bularak bakımını üstlenir. İkizler şehrin kuruluşuyla ilgili anlaşmazlık yaşarlar. Ve Romolus Remus’u öldürür. Romolus şehrin kuruluşuyla ilgili ilk adımları atmıştır. Daha sonra büyük bir imparatorluk haline gelmiştir. Roma’da bulunan Aşk çeşmesini ziyaret ediyoruz. Trevi çeşmesi olarak da bilinir. Ortasında Neptunus solunda Ceres ve sağında Salus heykelleri yer alıyor.Ziyaret eden insanlar dilek dilemek için çeşmeye arkalarını dönüp omuzları üzerinden çeşmeye doğru para fırlatırlar. Rivayet odur ki;buraya bozuk para atanların yolu bir gün mutlaka düşecek. Bu çeşmenin yanında çeşitli birçok çeşmede bulunmaktadır.

NAPOLİ KALESİ ÖNÜNDE Napoli'den Sorento'ya hızlı vapur ile 40 dakikada gidebilirsiniz. Napoli'de pizza yemeden dönmedik Napoli'nin en ünlü cafesi Gambrinus.

Napoli: Bir liman şehri. Napoli bizi halkının rahatlığı,karmaşıklığı ve gürültüsüyle karşılıyor. Buna rağmen şehrin canlılığı sizi orada tutmaya yetiyor. Sorrento’ya doğru yol alıyoruz. Napoli’den Sorrento deniz yolu ile yaklaşık 40 dk. sürüyor. Etrafımızda içinizi ferahlatan limon kokusuyla karşılaşıyoruz. Ayrıca serinlemek isterseniz güzel görünümlü çarşaf gibi denizi ile plaja uğramanızı tavsiye ediyorum. Buralara kadar gelmişken bir de pizza ve şarabını tatmadan gitmeyin derim.

SORENTO'DA ÇOCUKLAR GİBİYDİK SORENTO'DA SALINCAKTA KÜBRA Sorento'dan hediyelik Limonçello Kübra ile İtalya

Gelecek ile ilgili Kübra’nın planları: İskenderun’da bu yıl 3. sınıfta okuyacağım, aynı zamanda çalışmaya da devam edeceğim. Yaşamda yükselmek başarı kazanmak zorundayız. Başarıya ulaşmada ilgi ve merak çok önemli. Hayallerim ve hedeflerimin arasında yurt dışı planımda vardı. Seyahat bitmesine rağmen hala rüyada gibiydim. Bana böyle bir fırsatı tanıdıkları için çok şanslıyım. Artık hedeflerim, isteklerim, amaçlarım daha net. İnsanın isteyip de başaramadığı çok az şey vardır. Yoluma ışık tutan başta Seval Hanım olmak üzere Prontotour ailesine ve destekleyen herkese çok teşekkür ederim. Ülkemizde böyle insanlar oldukça biz bu ülkeyi asla bırakmayacağız. Benim en büyük kahramanım; mutluluğumu kelimelere dökmek çok zor. Zamanı gelince birilerinin hayatına ben de yardımcı olacağım. Benim kahramanımı anlatıp insanlara yardımcı olmaya çalışacağım.

SORENTOSORENTO DENİZ KEYFİSORENTO'DA GEZİN GÖRÜNSorento'da arkadaşlarımızla gezdik yedik içtik eğlendikMontecatini İtalya İTALYA PRONTOTOURLA GEZİYORUM

 

Seyahat etmek çok güzel; ömrüm yettiği sürece gezilerim devam edecek. Kübra’dan çok şey öğrendim, sanırım o da benden ve bu seyahatten hayatına bir çok şeyler kattı. Bu geziyi yıllarca konuşacağımızı biliyorum; birçok Kübra’lara örnek olacağımız umuduyla, bizi izlediğiniz ve desteklediğiniz için sevgiler  :-)

Paylaş.

Yazar Hakkında

2 Yorum

marka suit için bir cevap yazın Cevabı iptal et